Marmara Üniversitesi'nde Psikoloji Okumak



    Marmara üniversitesi psikoloji bölümüne tercih ile giren ilk öğrencilerden biri olarak bugün elimden geldiğince objektif bir şekilde bölümümüzü ele alacağım. Gerek akademik kadro, ders içerikleri gerekse sosyal yaşam, kulüp aktivitelerini detaylıca tartışacağız. En son da kişisel olarak burada olmaktan mutlu olup olmadığımı ve sebeplerini belirterek yazımın sonuna gelmiş olacağım. 

    Akademik Kadro

    Ben Türkçe psikoloji okuyan bir öğrenciyim. İngilizce bölüm ile akademik kadromuz her ne kadar ortak olsa da bazı hocalarımızın yurt dışında çok uzun yıllar geçirmesi ve hep yabancı kaynaklar kullanması sebebiyle Türkçe terminolojide sorunlar yaşadığı olabiliyor. Ancak emin olun bu iyi bir şey. Hep İngilizce okumak isteyen biri olarak Marmara olsun Türkçe olsun diyerek burayı tercih etmiştim özel üniversitelerin İngilizce bölümleri yerine. Şu an o eksikliği hiç çekmiyorum. Hocalarımız Türkçe kaynaklara ek olarak yabancı kaynaklar da öneriyor, yeri geldiğinde araştırma yapacağımız makalelerin İngilizce olmasını destekliyor, aklımızdakiler gerek derste gerek ders dışında sormamız için bizi teşvik ediyorlar. Aktif, nitelikli soru soran ve derslere katılan öğrencileri sözleriyle pekiştirip destekleyerek derse katılmaya çekinen birçok arkadaşımızın daha aktif olmasında büyük rol oynuyorlar. 

    Akademik kadromuzun yetkinliği hakkında yorum yapmadığımı fark ettim ve bence bu konuda konuşmaya hakkım yok. Çünkü hocalarımız gerçekten çok iyi üniversitelerde eğitim almış, kendilerini geliştirmeye meraklı, birçok akademik çalışma yapmış olmalarına ek olarak birçok öğrenci çalışmasını da desteklemiş kişiler. Birçok alt alandan hocamız bulunmakta. Nöropsikoloji, endüstri ve örgüt psikolojisi, eğitim psikolojisi, gelişim psikolojisi, klinik psikoloji ve hatta hem yetişkin hem de çocuk ve ergen psikiyatrisi alanında deneyimli hocalarımız bulunuyor.

    Ders içerikleri

    Derslerimiz, birçok okuldaki gibi ilk iki yıl zorunlu dersler ve sonrasında seçmeli dersler olacak şekilde organize edilmiş. İlk yıl iki dönemde de hangi bölümde olursanız olun almanız gereken Türk Dili ve İnkılap dersleri bulunuyor . Psikolojiye oryantasyon, psikolojiye giriş, kritik düşünme, sosyolojiye giriş, biyolojiye giriş gibi temel dersler ilk yılda alınıyor. Bu dersleri ben alırken çok memnun olmuştum. Özellikle biyoloji almış olmaktan aşırı mutluydum. Ancak bölüme gelirken biyoloji alacağını bilmeyen birçok kişi için büyük hüsran olmuştu. Bu noktada hazırlıklı olmak gerekir. 

    İlk yıl ortalamayı yüksek tutmayı çok önemli buluyorum. Elbette sonradan ortalamayı yükseltmek mümkün ancak ilerleyen yıllarda bu yılda almış olduğunuz derslerin üzerine ekliyor olacaksınız. İkinci yıl aldığınız derslerin çoğunluğu psikolojinin alt alanlarına yönelik olacak ve çoğu öğrencinin korkulu rüyası istatistiği de bu yıl alıyor olacaksınız. Bu noktada alt alanları zaten giriş dersinde tanımış olacaksınız ve bir yıl boyunca üzerine eklemeler yapacaksınız. Biyolojiye giriş dersinde aldığınız eğitimin çoğu da fizyolojik psikoloji ile uyumlu olacak. Bundan dolayı temeli sağlam atmakta fayda var. Bir de istatistikten korkmak yerine derse merakla yaklaşmakta...

    Sosyal yaşama gelecek olursak

    Biz hala daha Göztepe kampüsünde olduğumuzdan hayat bizim için daha kolay ve sosyal imkanlar oldukça çeşitli. Kampüsümüzdeki birçok kafede sosyalleşebiliyor ya da genç ofiste langırt, ayak futbolu ve birçok kutu oyununu oynayıp oradaki kitaplardan yararlanabiliyoruz. Hem hukuk fakültesinin hem de kampüsün kütüphanesinde ders çalışabiliyoruz. Kampüsün yeşil alanının yoğunluğu sayesinde arkadaşlarımızla havaların ısınmasını dört gözle bekleyip hemen bir piknik organizasyonu yapıyoruz. Kadıköy’e yakınlığı dolayısıyla kampüste yaşam bizim açımızdan oldukça kolay. Birçok kulübün etkinliğine katılabiliyoruz, 125. yıl açık amfisinde yapılan bahar şenliklerinde farklı anılar biriktirebiliyoruz. Uzun lafın kısası Göztepe’de olduktan sonra yapacak şey çok, önemli olan yapmaya gönlümüzün olması. Ben de şahsen bahar şenliklerini çok beğenmiyor olsam da bir şans verdiğinizde nasıl kapıların açılacağını bilemezsiniz.

    Kulüp etkinlikleri

    Kulüp etkinliklerini ayrı bir başlık olarak ele aldım çünkü bölümümüzün kendisine ait bir kulübü    bulunmakta ve şu an aktif olarak yönetim kurulunda yer alıyorum. Bu noktada öncesinde yaptığımız faaliyetlerden yola çıkarak genellikle kendi öğrencilerimizin katılım konusunda eksik olduğunu gözlemledim. MÜ psikoloji bölümüne dair aidiyet hissedebilmek adına kulüpte aktif rol almak ya da en azından faaliyetlerini düzenli takip etmek benim adıma oldukça faydalı oldu. Ben şahsen okula başladığım ilk yıl faaliyetleri takip ederken şu an aktif olarak üretim yapan taraftayım ve ufak seminerler için o kadar emek gerekmiyormuş gibi görünse de en ufağından en kapsamlısına hepsinin bir üretim süreci var ve bu süreç oldukça kapsamlı. Sizlerin de bu sürece dahil olmanızı öneririm. Bu sayede hem insan ilişkileriniz hem de sabrınız oldukça gelişiyor. İş hayatına hazırlık konusunda kulüp faaliyetleri bir yol gösterici adeta. 

    Benim gözümden MÜ Psikoloji

    Şahsen ben bölümüme de okuluma da bayılıyorum. Ben Marmara’nın önünden geçerken inen öğrencileri görüp imrenirdim. Şimdi o öğrencilerden biriyim. Bunun tatmini benim için apayrı. Bu duruma ek olarak psikoloji istememe ve Marmara’da benim dönemime kadar psikoloji bölümünün sınavla almamasına rağmen benim bölüme girebilmem de beni büyüleyen bir durum. Bu noktada çok lüks ve büyük beklentileriniz yoksa (tuvalet kâğıdı, sabun, her daim temiz bir sınıf, bozulmayan bir projektör vb.) bu okul size göre. Çünkü bu gibi teknik aksaklıkları size sağladığı prestij ve bilgi birikimi ile gideren bir okul Marmara. Bugün yine tercih döneminde olsam yine aynı tercihi yapardım. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Puanın Değil, Planın Kazansın: Tercih Zamanı

Psikologlar da İnsandır!