Puanın Değil, Planın Kazansın: Tercih Zamanı
Üniversite tercih dönemi çoğu öğrenci için “puanım neye yetiyor?” sorusuyla sınırlı kalabiliyor. Oysa hayatımızın en şekillendirici yıllarından bahsediyoruz. Bu yazıda “kaç bininci sıradayım?” kaygısından biraz uzaklaşıp, uzun vadeli memnuniyet sağlayacak daha spesifik konulara odaklanacağız.
Yalnızca bölüme değil, içeriğe de bakıyoruz
Bir bölüm, hayalimiz olabilir veya kendi hayalimiz olsa da olmasa da dışsal yönlendirmelerle seçmek durumunda kalıyor olabiliriz. Tabii ki olması gereken kendi hayallerimizin, ilgi ve becerilerimizin peşinden koşmaktır ancak kimileri için bunun söylendiği kadar kolay olamayacağını da biliyorum. Bazılarımız yalnızca ekonomik sebeplerden, toplum veya aile baskısından, bazılarımız ise akla hayale sığmayacak sebeplerden hedeflerinin peşinden koşacak özgürlüğe sahip olamıyor. Bu yazının amacı "Kimseyi umursamayın, hayallerinizin peşinden koşun." gibi herkesi kapsamayacak yüzeysel motivasyonlar vermek değil. Bu yüzden yazının kalanı biraz da olsa seçim özgürlüğüne sahip veya sahip olabilecek adaylar için olacak.
Evet ne diyorduk? Bölümün içeriğine bakıyoruz. Herkesin kariyer hedefi veya ilgili olduğu alanlar farklıdır, biriciktir. Örneğin ÇAP ve yan dal yapmak isteyenler olasılık verdiği diğer bölümün de akademik kadrosuna, müfredatına vb. koşullara bakmalıdır. Kimisi üretmeye yönelik merakıyla TÜBİTAK projelerine ilgili olabilir. Burada okulun, bölümün eski projelerine ve proje yürütücülerine göz gezdirmek kesinlikle pas geçilmemelidir. Bazı arkadaşlar Erasmus programlarıyla yurtdışındaki fırsatlara erişmek isteyecektir. Bu noktada ise istediğiniz okulun anlaşmalı olduğu üniversitelere bakmak size daha net bir yol çizecektir. Minimum geçme notu ve notlandırma sistemini de göz önünde bulundurmak isteyebilirsiniz. Örneğin Marmara Üniversitesi'nin pek çok bölümü çan sistemiyle yürümektedir (Sınava giren kişi sayısı ve ağırlıklı not ortalamasının hesaba katılmasıyla verilen harf notu).
Çevresel ve sosyal imkanlar
Üniversite yalnızca derslerden ibaret değil. Hatta çoğu zaman, esas gelişim derslerin dışında başlıyor. O yüzden tercih yaparken okulun kampüs olanaklarına, bulunduğu şehre, ulaşım imkanlarına, hatta kantinindeki çayın fiyatına kadar düşünmek bir lüks değil, ihtiyaç. Çünkü dört yıl boyunca vaktinizi geçireceğiniz yerin sizi besleyip beslemediği, zamanla motivasyonunuzu ve ruh halinizi doğrudan etkiliyor.
Örneğin şehir dışına çıkmayı düşünenler için yurt olanakları büyük bir mesele. KYK yurtlarının kapasitesi, özel yurtların fiyat-performans dengesi, ev kiralarının durumu gibi detaylar size sonradan “keşke bakmış olsaydım” dedirtmemeli. Aynı şekilde kampüs içinde vakit geçirebileceğiniz alanlar da önemli. Kütüphane saatleri, çalışma salonları, öğrenci kulüpleri, spor imkanları... Bunlar ilk bakışta göz ardı edilebiliyor ama zamanla en çok aranan şeyler hâline geliyor.
Bir diğer gözden kaçan ama hayati unsur da kulüp ve topluluklar. Sosyal çevrenizi, ilgi alanlarınızı ve kariyer yolculuğunuzu doğrudan etkileyebilecek ortamlardan bahsediyorum. Bir öğrenci kulübüne girmek, orada aktif rol almak hem CV’nizi güçlendiriyor hem de sizi yeni insanlarla tanıştırıyor. Farklı hayatlar, farklı görüşler ve bunların nasıl oluştuğu... Ayrıca bazı kulüpler gerçekten bir ekosistem gibi çalışıyor ve size mezuniyetten önce mesleki ağ kurma imkanı sunuyor.
Örneğin Marmara Üniversitesi'nde, çok sayıda öğrenci kulübü aktif bir şekilde çalışmalar yürütüyor. Farklı fakültelerden öğrencilerin bir araya gelerek oluşturduğu bu kulüpler yalnızca sosyalleşmek için değil; aynı zamanda çeşitli sosyal sorumluluk projelerinde, akademik seminerlerde ya da girişimcilik etkinliklerinde yer almak için de güçlü bir alan sunuyor. Özellikle Göztepe Kampüsü’nün şehir merkezine yakınlığı, ulaşım kolaylığı ve geniş sosyal olanakları, öğrencilerin kampüs yaşamını daha dolu dolu geçirmesine olanak tanıyor. Ayrıca kampüs içinde bulunan geniş kütüphane, çalışma salonları ve yemekhane gibi alanlar günlük yaşamı kolaylaştıran unsurlar arasında. Üniversitenin farklı yerleşkelerinde de öğrenci ihtiyaçlarına yönelik fiziksel ve sosyal olanaklar zamanla gelişmeye devam ediyor. Ancak bazı fakültelerin taşındığı veya taşınma sürecine devam ettiği RTE Külliyesi'nin başta ulaşım olmak üzere imkanlarına özellikle göz atmakta fayda var. Hâlâ yeni yeni eksikleri giderilen bir yerleşke. Marmara Üniversitesi psikoloji bölümü hakkında daha fazla bilgi almak isterseniz diğer yazımıza Marmara Üniversitesinde Psikoloji Okumak bakabilirsiniz.
Bazı üniversiteler kulüpler aracılığıyla festivaller, kariyer günleri, müzik etkinlikleri gibi çok çeşitli organizasyonlara da ev sahipliği yapıyor. Bu tarz ortamlar sadece eğlence değil; aynı zamanda özgüven, iletişim, organizasyon ve ekip çalışması gibi alanlarda gelişim sağlamak için de eşsiz fırsatlar.
Sonuç olarak...
Tercih süreci sadece bir sıralama işi değil; bir yaşam tercihi. Bu süreçte yalnızca “puanım nereye yetiyor?” sorusuna değil, aynı zamanda “ben bu ortamda kim olabilirim?” sorusuna da yanıt aramak gerek. Bölüm içeriğinden sosyal imkânlara, kampüs yaşamından kariyer olanaklarına kadar birçok detayı göz önünde bulundurmak, uzun vadede daha tatmin edici bir üniversite deneyimi sağlayacaktır.
Yine de ne kadar düşünürseniz düşünün, gözden kaçan elbet ki bir şeyler olacaktır. Her şeyi öngöremeyiz, beklentilerimize göre bir yaşantı hayal etmek ise hiçbir zaman gerçekçi olmaz. Belki yolumuzu ezbere biliriz ancak o yolun kenarında bizi bekleyen sürprizler daima değişir.
Yolunuz ve yol boyunca karşılaştığınız sürprizlerin size iyi gelmesi dileğiyle...


Yorumlar
Yorum Gönder