Kendimize Teslim Olmak: Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT) Nedir?
Kabul ve Kararlılık Terapisi (Acceptance and Commitment Therapy – ACT), bilişsel davranışçı terapinin “üçüncü dalga” yaklaşımlarından biridir. Geleneksel terapilerin aksine, ACT bireyin acı verici duygu ve düşüncelere direnmek yerine onlarla barışmasını öğütler. Amaç, kişinin psikolojik esnekliğini artırmaktır; yani yaşadığı anı tüm duygu ve düşünceleriyle birlikte kabullenerek, değer verdiği hedeflere yönelik eylemlerini sürdürebilme becerisidir. ACT, bu amacı altı temel süreçle destekler: kabul (deneyimleri değiştirmeye çalışmadan kabul etmek), defüzyon (düşüncelere olan sıkı bağları yumuşatmak), an’da olma (şimdiki ana dönük farkındalık), kendilik olarak benlik (içsel deneyimleri gözlemleyen “gözlemci benlik”), değerler belirleme ve değerlere yönelik eylem. Bu açıdan ACT, sadece düşünce içeriğini değiştirmek yerine, kişinin yaşadığı acıyla yapıcı biçimde baş etmesini sağlayan bir terapi modelidir (Hayes ve ark., 2012).
ACT’de sıkça uygulanan bazı yaratıcı müdahaleler vardır. Bunlardan bazıları şunlardır:
-
Yaratıcı Umutsuzluk (Creative Hopelessness): Danışanın, mevcut başa çıkma stratejilerinin işe yaramadığını fark ederek teslim olmayı deneyimlediği aşamadır. Yaratıcı umutsuzluk egzersizleri ile danışana “Şu an izlediğin çabaların işe yaramıyor olabilir” mesajı net biçimde verilerek, alternatif yollar aramaya açık hale gelmesi sağlanır. Bu süreçte terapist, hastanın kontrol etmeye çalıştığı acıya direnmenin aslında tutarsız olduğunu göstermek için metaforlar ve tartışma soruları kullanır. Amaç, danışanın yeni baştan “kabul etmeye” ikna olmasıdır (Hayes ve ark., 2012). Örneğin bir hastaya, yıllardır diyet yapıp kilo veremeyen birinin öyküsü anlatılarak, aynı yöntemle sonuca ulaşmanın mucize olmadığının farkına varması sağlanabilir.
-
Kendilik Olarak Benlik (Self-as-Context) Egzersizleri: Bu teknikler, kişinin içindeki “gözlemci benliği” deneyimlemesini hedefler. Yani düşüncelerin, duyguların ve beden duyumlarının yaşandığı bir başka katman olarak ‘ben’in olduğuna odaklanılır. Örneğin bir egzersizde danışandan “farkındalığınızdaki farkındalık” deneyi istenir: Duygu ve düşüncelerini bir seyirci gibi uzaktan gözlemlemesi söylenir. Danışan, “yüksek sesli iç konuşmalarını” dinlerken aynı anda onları izleyen bir benlik olduğunu deneyimler. Böylece kim olduğuna dair daha geniş bir bakış geliştirilir. ACT’in bu yönü, kişinin içsel deneyimlerinde kaybolmak yerine kendi gözlemleyici farkındalığını güçlendirerek özgürleşmesini kolaylaştırır.
-
Defüzyon Teknikleri: Defüzyon, düşüncelerin ve kelimelerin kişiye duygu olarak verdiği etkiyi azaltmaya yönelik yöntemlerdir. Danışanlar düşüncelerini “kelimeler olarak algılamayı” öğrenirler. Örneğin bir danışan olumsuz bir düşünceyi “Barbie şarkısı” melodisiyle mırıldanarak tekrar etmeye (Negativity’s Got Talent tekniği) sevk edilebilir; böylece düşünce hafife alınan bir şeye dönüşür. Başka bir defüzyon yöntemi, gökyüzündeki bulutlar imgesiyle düşünceleri yavaş yavaş süzülen yapraklar gibi gözlemlemektir. Örneğin, danışana “Zihnindeki düşünceleri bulutlar gör ve onları akıp giden bulutlar gibi izle” denir; düşünceler gelip geçerken onlara tutunmak yerine onlara sükunetle eşlik etmeyi öğrenir. Kısacası ACT’te pek çok yaratıcılık içeren defüzyon egzersizi vardır ve hepsi danışanın düşüncelerini haritalandırması yerine onlardan bir adım geri çekilerek deneyimlemesine yardımcı olur.
Bu Tekniklerin Pratikteki Etkileri
Araştırmalar, ACT müdahalelerinin birçok ruhsal problemde anlamlı iyileşmeler sağladığını göstermektedir. Örneğin, Takıntılı-Kompulsif Bozukluk (OKB) ve bipolar bozukluk gibi ağır durumlar üzerinde yapılan çalışmalarda, ACT uygulanan gruplarda semptom şiddetinde belirgin azalma ve psikolojik esneklik skorlarında artış gözlenmiştir. Bir klinik çalışmada OKB tanılı danışanlara ACT uygulandığında, kontrollü terapi grubu ile karşılaştırıldığında takıntı ve kaygı düzeyleri azalırken, danışanların yaşantılarını kabul etme becerisi gelişmiştir. Benzer biçimde, kronik ağrı veya anksiyete gibi durumlarda da ACT uygulayan terapistler, hastalarının olumsuz duygularla mücadele etme yerine onlarla yan yana yaşamayı öğrendiğini bildirir. Yaratıcı umutsuzluk egzersizleri uygulanan danışanlar genelde “hep aynı şeyi denemekten yorgun düştüm” itirafında bulunur; bu dönüşüm süreci, onlara yeni deneylere açık bir zihin yapısı kazandırır. Dolayısıyla, ACT teknikleri pratikte danışanın içsel mücadelelerinden kurtulmasına ve değerlerine bağlı eylemlere yönelmesine yardımcı olur (Ulubay & Güven, 2022).
ACT Hakkındaki Yaygın Yanlış Anlaşılmalar
ACT hakkında bazı yanlış kanılar vardır. Örneğin “ACT, sadece pozitif düşünmeyi öğreten bir terapi” olarak görülür; oysa ACT tam tersine olumsuz deneyimlerin doğal olduğunu kabul eder ve düşünceleri değiştirmeyi ana hedef yapmaz (Wicksell ve ark., 2010; Ulubay & Güven, 2022). ACT danışana, zor duygu ve düşünceleri temizlemeye ya da bastırmaya çalışmanın uzun vadede yararsız olduğunu gösterir; bunun yerine bu deneyimleri yargılamadan kabul etmeyi ve hayatta değer verdiği eylemleri sürdürmeyi öğretir. Bir başka yaygın inanış “ACT, sadece meditasyon/zihin okuma tekniği demek”tir. Gerçekte ACT’in içinde mindfulness (an’da farkındalık) uygulamaları olsa da, ACT daha geniş kapsamlıdır: sadece anda kalmak değil, aynı anda değerlerin netleşmesi ve kararlı adımlar atılması da süreçtedir. Kısacası, ACT “hep mutlu olmaya” değil, aksine acıyla işlevsel ve barışık bir biçimde yaşamayı destekleyen bütüncül bir yaklaşımdır.
ACT ve Mindfulness Farkı
Mindfulness meditasyonunda amaç öncelikle anda kalmayı ve yargısız farkındalık geliştirmeyi öğrenmektir. ACT ise mindfulness becerisini bir araç olarak kullanır ancak hedef bu farkındalığı değerler ve davranışla birleştirmektir. Örneğin ACT pratiğinde danışana sadece “şimdiye odaklan” denmez; aynı zamanda “Hayatta en çok önem verdiğin nedir ve bu an o değerlere hizmet eden adımlar atıyor musun?” soruları da sorulur. Mindfulness ACT’de “an’da olma” süreci olarak yer alırken, ACT’in ekseni değerleri belirleme ve bu değerlere uygun harekete geçm
edir. Ayrıca mindfulness genel bir anda kalma veya huzur aracı olabilirken, ACT belirli psikolojik sorunlarla ilgili müdahaleler sağlar. Bu nedenle ACT terapisi, danışanın hem şimdiki farkındalığını geliştirmesini sağlar hem de bu farkındalığı kullanarak kendine anlamlı, değer odaklı yaşam stratejileri oluşturmasına yardımcı olur.
Kaynakça
Assaz, D. A., Tyndall, I., Oshiro, C. K. B., & Roche, B. (2023). A process-based analysis of cognitive defusion in acceptance and commitment therapy. Behaviour Therapy, 54(6), 1020–1035.
Harris, R. (2008). The happiness trap: How to stop struggling and start living. Trumpeter Books.
Hayes, S. C., Strosahl, K. D., & Wilson, K. G. (2012). Acceptance and commitment therapy: The process and practice of mindful change (2nd ed.). Guilford Press.
Ulubay, G., & Güven, M. (2022). Kabul ve kararlılık terapisi ve psikolojik esneklik ile ilgili araştırmaların incelenmesi [Acceptance and commitment therapy and psychological flexibility: A review study]. The Journal of International Lingual, Social and Educational Sciences, 8(2), 92–101.


Yorumlar
Yorum Gönder