Telafi Etmeye Çalışan Ebeveynler: Mükemmellik Maskesinin Ardındaki Gerçek


Bazen çocuklarının onların yaşadıklarını yaşamaması adına her imkanı sunmaya çalışan anne babalarla karşılaşırız. “Ben okumadım o okusun, benim oyuncağım olmadı onun olsun, ben çok katı bir ailede büyüdüm o istediği gibi yaşayabilsin,” ve daha nice cümleler kurarken buluruz bu tip ebeveynleri. Çoğu zaman etrafındaki herkes kötü olur böyle kişilerin. En iyisini o yapar; yapamasa bile yapmak için çabalar. Dışarıda mükemmellik maskesiyle gezerken, farkında olmayan birçok insan onlara hayranlık duyar, öyle ebeveynlere sahip olmak ister; ancak ev halkı hep bir şikâyet hâlinde olur. Gelin bu yazımızda her şeyi telafi etmeye çalışan ebeveynleri beraber inceleyelim.

Bu kişiler genellikle kendi geçmişleriyle vedalaşamamış kişilerdir. “Benim yaşadığımı çocuklarım yaşamasın, aman bir şeyi eksik olmasın, babam bir kere benim başımı okşamadı sen ne zaman eksikliğimi hissettin, anneme hiçbir şey anlatamazdım bak işte ne güzel konuşuyoruz seninle…” Tüm bu cümleler aslında kendi içlerinde hissettikleri boşluk hissini doldurabilmek adına çocuklarına devrettikleri yüklü bir bavuldur. Bavullarının içerisinde kendi anne babalarından kalma ihmallerin, istismarların izi bulunur çoğu zaman. Genellikle anne baba sevgisinden ve hatta bazen varlığından uzak yetişmiş olur bu kişiler. Çorapları yamanan, varlık içerisinde yokluk çeken kişilerdir. Ağızlarından genelde “Paramız olmasaydı gocunmazdım. Başkalarına hep mendiller dağıtırdı biz yamanmış çoraplar giyerdik,” gibi sözler dökülür. Çocukları da bu boşluğu hissetmesin isterler. Tamamen iyi niyetle çıkılan bu yolda “iyi” ebeveyn olabilmek, çocuğuna “iyi” hissettirmek, eşine “iyi” davranabilmek için tamamen yanlış yollar seçerler.

Peki bu iyi ebeveynler nasıl davranır? En bariz özellikleri, çoğu zaman onlarla aynı evi paylaşan kişilerin (eşleri, çocukları) onlardan şikâyet etmesi ancak onunla aynı evi paylaşmayan arkadaşları, akrabaları, komşuları ve dahasının bu şikâyetleri anlayamamasıdır. Genellikle dışarıya gösterilen persona ile ev içerisindeki persona tamamen farklılık gösterir. Etrafındaki insanlarda yardım etmeyi seven, anlayışlı, sakin, problem çözücü, şefkatli bir baba algısı oluşturur. Evin içerisinde ise dışarıya oluşturduğu bu mükemmel baba figürünün karşılığı olarak mükemmel çocuklar görmek ister ve bunun için yatırım yapmaktan çekinmez. Genelde çocuğunun ilgi alanına hâkim olmayan bu tarzdaki ebeveynler, çocuğunun istek ve ihtiyaçlarını kendi beğenileri doğrultusunda karşılama eğilimindedirler. Buna ek olarak, çocuğun istekleri dışında da telafi amaçlı birçok hediye alırlar. Telafi edici ebeveyn figürünün eşi, evin otoritesi konumunu almak zorundadır ve evdeki sınırları çizmeye çalışır. Bilinçli olarak “çalışır” kavramını kullandım çünkü bahsettiğimiz ebeveyn tipi sık sık eşlerinin koydukları sınırların çiğnenmesine aracılık eder. Örneğin eşi çocuklarının ekran saatini kısıtlıyorsa, bahsettiğimiz ebeveynler eşleri görmüyorken çocuklarına telefon ya da tablet verebilir. Aynı durum; cips, kola, çikolata gibi yiyecekler için ya da oyuncaklar, gezi izinleri, ödevler ve daha birçok farklı alanı içeriyor olabilir. Ebeveynleri arasında bu tutarsızlığı gözlemleyen çocuk da her istediğini yaptırabilmek için bir çıkar yol bulup tüm sınırların ihlal edilebileceğini öğrenir. 


Manipülatif bir yapıya sahip olan bu tipteki ebeveynlerde dünyanın kötü olduğu algısı bulunur. Dünyayı kötü algılamaları depresif bir yapıya ek olarak kendilerini yüceltmeyi de barındırır. Bazı durumlarda kendilerini haklı çıkarmak için ufak “beyaz yalanlar” söyleyebilirler ve yalan söylediklerini anlamak için üçüncü bir göz olarak dışarıdan bakabiliyor olmak gerekir. Bu ufak tatlı yalanlar kişinin eşinin ve çocuğunun kendi dünyasına çekilmesine ve ona hak vermelerine sebebiyet verir. Yaratılan dünya pembe yalanlardan oluşuyor olsa da yaratıcısı orada yaşanan her şeyi gerçeklik kabul eder. En basit örnekle, aile içerisinde geçmişte yaşanan olaya dair bir tartışma çıktığında kişi kendi fikrini öyle net savunur ki ailenin diğer bireyleri gerçekliğini sorgular boyuta gelebilir.

Bu ebeveynlik türündeki bireyin şahsi kişilik özelliklerine dayanarak aile dinamiklerinde ve çocuğun davranışlarında değişiklikler gözlenebilir. Aşırı verici ve kendi olumsuz davranışlarını örtbas etmeye çalışan bir ebeveynliğe yatkınsa kişi, çocuğunda daha “şımarıklık” olarak yaftalanan aşırı talep davranışı gözlenebilir. Daha manipülatif tarafı baskın bir ebeveynin çocuğunda ise içe kapanma, ebeveyninin ilgisini çekebilmek için ortak ilgi alanı arama, depresif duygular, gerçeklik algısını sorgulama gibi durumlar gözlenebilir.

Böyle bir ebeveyne karşı en büyük kozumuzun farkındalık olduğunu unutmamamız gerekiyor. Elbette bir blog yazısı size mutlak bir sonuç veremez; ancak okuduğunuzda eşinizin davranışlarını görüyorsanız, çocuğunuza bunlara benzer tutumlar sergilediğini fark ediyorsanız ya da çocuk olarak ebeveynlerinizde bu gibi bir pattern gözlemliyorsanız lütfen bir uzmana danışın. Bu, hastalıklı ya da bozuk olduğunuz için değil aksine kendinizi korumayı, sınırlarınızı belirlemeyi ve zor durumlarla baş edip en sağlıklı şekilde atlatmayı sağlayacak yegâne yöntemdir. Doğru psikoloğu seçebilmek için bir kılavuz isterseniz de bloğumuzdaki ilgili yazıyı okuyabilirsiniz.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Marmara Üniversitesi'nde Psikoloji Okumak

Puanın Değil, Planın Kazansın: Tercih Zamanı

Psikologlar da İnsandır!